
İnsan bazen yanındaki kimse gitmese de terk edilmişlik hissinin benzerini hisseder.
Yanındaki insanların onu görmediğini, dinlediğini ama anlamadığını hisseder.
İyiyken onu sevdiğini en küçük hatasında ise sevmekten vazgeçeceklerini düşünür.
Bazen bu hisler kişinin çevresindeki insanların etkisiyle olurken bazen de diğer insanlardan bağımsız kişi kendi içinde herkese karşı bu duygu içerisindedir.
Bu his onun çok küçük yaşlarda öğrendiği Terk Depresyonudur.
Samsun Psikolog yazıları içerisinden Terk Depresyonu kavramını okuyabilirsiniz.
Masterson bu kavramı, şu şekilde açıklar:
Çocuk ve ona bakım veren arasındaki ilişkide
Duygusal ihtiyaçlarını ifade ettiğinde reddedilme ve koşullu bir sevgi ilişkisi varsa çocukta boşluk, değersizlik, öfke, kaygı ve umutsuzluk duyguları oluşur.
Çocuk da bu duyguları bastırabilmek için sahte bi kendilik oluşturur.
Yani gerçek kendiliğimle davranırsam sevilmem, terk edilirim.
Ve hep bu korkuyla yetişkinliğinde ilişkilerine devam eder.
Her ilişkisinde yoğun bir terk edilme korkusu yaşayan ve her an bu durumla karşılaşıyormuş gibi hisseden bir yapıyla ilişkiler kurar.
Ne yapmazsam terk edilmem düşüncesiyle hep uyum sağlayıcı davranışlarda bulunur.
Aslında burda asıl soru yanında insanların nasıl kalacağı değil, senin gerçek kendiliğinle ne kadar kalabildiğindir.
Samsun’da psikolog arayan Samsun Psikolog aramaları arasında Klinik Psikolog hizmeti almak ve Psikoloji literatüründeki güncel Samsu Psikoloji yazılarını okumak için Samsun Klinik Psikolog web adresini inceleyebilirsiniz.
ADEM TATAR
KLİNİK PSİKOLOG
